Ana sayfa Hukuk İş Mahkemeleri Tasarısı Kapsamında Zorunlu Arabuluculuk

İş Mahkemeleri Tasarısı Kapsamında Zorunlu Arabuluculuk

1170
0

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (“Arabuluculuk Kanunu”) 07.06.2012 Tarihinde kabul edilmiş ve 22.06.2012 Tarihli 28331 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

Arabuluculuk Kanunu’nun amacı ve kapsamı birinci maddede belirlenmiş olup, yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde arabuluculuğun uygulanabileceği düzenlenmiştir.

Arabuluculuk Daire Başkanlığının güncellenmiş 2017 yılı istatistiklerini göre, Arabuluculuk Siciline Kayıtlı 5669 Adet Arabulucu Bulunmaktadır. Arabuluculuk Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana 758.901.939,85-TL’lik uyuşmazlık arabuluculuk yolu ile çözüme ulaştırılmıştır.

Arabuluculuk faaliyeti 5202 adet tutanak ile en fazla İstanbul’da yapılmış, bunu 2463 adet tutanak ile İzmir takip etmiştir. Arabuluculuğa başvurulan ve çözümlenen konular arasında “İşçi-İşveren” uyuşmazlıkları 11.750 adet ile ilk sırada olup, “Maddi- Manevi Tazminat”a dayalı konular ise 276 adet ile 2inci sırada yer almıştır.

Arabuluculuk Kanunun 3üncü maddesine göre arabuluculuk ihtiyari olup, taraflar arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler.

Arabuluculuk Kanunun yürürlüğe girdiği günden bu yana Arabuluculuk Dairesi Başkanlığı ve Arabulucular tarafından Adalet Bakanlığı ile birlikte yürütülen faaliyetler neticesinde özellikle İşçi- İşveren uyuşmazlığı konusunda ciddi başarılar elde edilmiştir. İstatistiki olarak da ortaya çıkan bu neticeler, arabuluculuğun belli alanlarda zorunlu hale getirilmesi konusundaki yasal çalışmaları da hızlandırmıştır.

İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, ( “Tasarı” ) 25.05.2017 Tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmiştir. Tasarıda, İşçi- İşveren uyuşmazlıklarında arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş ve arabuluculuğa başvurmak dava şartı olarak öngörülmüştür.

Tasarı arabuluculuğun dava şartı olmasını “ iş mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıkların yapısı, tarafların konuyu müzakere ederek anlaşmaları suretiyle sonuçlandırılmasına uygundur. Bu uyuşmazlıkların, mahkeme dışında alternatif uyuşmazlık çözüm yolları marifetiyle çözülmesinin gerekliliği, özellikle son yıllarda konunun paydaşları ve aktörleri tarafından dile getirilmiştir. Tasarıyla kabul edilen önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun, iş uyuşmazlıklarının kısa süre içinde ve daha az masrafla çözülmesine yardımcı olacağı düşünülmekte ve böylece adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak makul sürede yargılanma ilkesine riayet edebileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca bu yöntemin, maddi yada şekli başka herhangi bir uyuşmazlığın doğmasını engellemek suretiyle uyuşmazlığı temelinden sonlandırması ve böylece sosyal barışa katkı sağlaması beklenmektedir.” şeklinde gerekçelendirmiştir.

Yine gerekçenin devamında, Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın yayınladığı istatistikler oransal olarak da verilmiştir. Buna göre, 2013 yılında başlayan Arabuluculuk uygulama sürecinden, bugüne kadar arabulucuya götürülen hukuk uyuşmazlıklarının %89’unun işçi işveren uyuşmazlığı olduğu ve bunların % 93’e yakınının anlaşma ile sonuçlandığı belirtilmiştir.

Tasarının Arabuluculuk ile ilgili maddelerini inceleyecek olursak, Tasarının 3üncü maddesi zorunlu arabuluculuğu düzenlemiştir. Buna göre; kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Ancak Tasarı buna bir istisna getirmiş ve iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili rücu davalarında arabuluculuğa başvurmayı dava şartı olarak aramamıştır.

Dava şartının nasıl denetleneceği ise Tasarının 3üncü maddesinin 2inci fıkrasında düzenlenmiş olup, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslının veya tutanağın arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklemesini zorunlu hale getirmiştir. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde ise, mahkeme davacıya, son tutanağın 1 haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması için ihtaratlı süre verecektir. Davacının ihtarın gereğini yerine getirmemesi halinde ise dava usulden reddedilecektir.

Tasarı ile işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların en hızlı ve adil şekilde çözümlenmesi amaçlanmıştır. Özellikle uzun yargılama süreleri göz önünde bulundurulduğunda Tasarıda süreler yönünden hassas davranıldığı ve uyuşmazlıkların en kısa sürede çözümleneceği şekilde sürelerin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Zira Tasarıya göre Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içerinde sonuçlandırmalıdır. Bu süre ancak zorunlu hallerde arabulucu tarafından bir hafta uzatılabilecektir.

Arabulucunun düzenleyeceği son tutanak süreçler açısından önem arz etmektedir. Tasarının 3üncü maddesinin 11inci fıkrasına göre arabulucu, taraflara ulaşamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılmaması hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhal arabuluculuk bürosuna bildirir.

Tasarının yayınlanmasından önce zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerle ilgili çeşitli tartışmalar yapılmışsa da, Tasarının 3üncü maddesinin 17’inci fıkrasında, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının durduğu ve hak düşürücü sürelerin işlemediği düzenlenerek bu konudaki tartışmalar da ortadan kaldırılmıştır.

İşe iade davalarına zorunlu arabuluculuğun etkisi ise Tasarının 20nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildirimin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakem de görülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi halinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.

Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre 2016 Yılı sonu itibarı ile ilk derece mahkemelerindeki 3 milyon 525 bin civarındaki hukuk uyuşmazlığının yaklaşık yüzde 15’i iş uyuşmazlıklarından kaynaklanmaktadır. Tasarı ile getirilen zorunlu arabuluculuk kapsamında iş mahkemelerinin yükünün önemli oranda azalması ve diğer alanlarda yasalaşması tartışılan zorunlu arabuluculuk uygulamalarına da örnek olması ümit edilmektedir.

Arabulucu Avukat
Mihran Aksak Uysal
www.ozgunlaw.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here