Ana sayfa YAZARLAR-YENİ Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılan Davalarda Zamanaşımı (Av. Gülden Mehmed Altın)

Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılan Davalarda Zamanaşımı (Av. Gülden Mehmed Altın)

57
0

6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi aynen,

1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.”

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2018 tarihli ve 2015/25693 E., 2018/4193 K. sayılı kararında “…Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik talepler bakımından, alacak iddiasının tanık anlatımlarına dayandırılması sebebiyle, kabul ihtimalinde hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarı nazara alınarak takdir edilecek uygun oranda indirim yapılması gerekliliği söz konusu olduğundan ve hakimin takdir yetkisine bağlı olarak yapılacak indirim oranı baştan belirli olmadığından, söz konusu alacaklar belirsizdir…”

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi, 2013/10344 esas sayılı ve  2013/28364 karar sayılı , 06.11.2013 tarihli kararı “…Mahkemece 31/05/2013 tarihli 1 nolu celsede alınan bir numaralı ara kararda aynen; “Davacı vekilinin davasının belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmesi sebebiyle cevap dilekçesi içeriği de nazara alınarak taleplerini belirlenebilir miktarlara arttırıp harcını ikmal etmesi için BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı).” denmiştir. Yine mahkemece 01/08/2013 tarihli 2 nolu celsede “…davacı tarafa bu esaslara göre dava değerini belirlenebilir miktarlara kadar arttırıp harcını tamamlaması için usulüne uygun şekilde kesin süre tanınmış, harcın ikmal edilmemesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Objektif dava birleşmesi şeklinde açılan iş bu davada her talebin ayrı bir dava konusu olduğu, davanın her talep açısından eda (tahsil talebi ile) davası niteliğinde belirsiz alacak davası olduğu ve davacının talep ettiği alacakların dava açıldığı anda belirlenebilir olmadığı açıkça anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle talep olunan alacaklarla ilgili olarak esastan bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı bir değerlendirme ile “…davacı tarafa bu esaslara göre dava değerini belirlenebilir miktarlara kadar arttırıp harcını tamamlaması için usulüne uygun şekilde kesin süre tanınmış, harcın ikmal edilmemesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…”

Görüldüğü üzere, HMK’nın 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi kesilmektedir. BELİRSİZ ALACAK DAVASINDA, KISMÎ ALACAK DAVASINDAN FARKLI OLARAK, DAVA SIRASINDA BELİRLİ HALE GELEN ALACAĞIN DAVAYA SOKULMASINA İZİN VERİLDİĞİNDEN, GEÇİCİ TALEP SONUCUYLA AÇILAN BELİRSİZ ALACAK DAVASINDA, İLERİDE BELİRLİ HALE GELECEK OLAN ALACAĞIN TAMAMI İÇİN ZAMANAŞIMI KESİLMESİ SONUCU ORTAYA ÇIKAR

Asgari miktar belirtilerek açılan belirsiz alacak davasında mahkemece yapılan araştırma esnasında alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına ( m.141, 319 ) tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabilir. Yapılan bu arttırım zamanaşımına tabi değildir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 18.05.2015 tarih ve 2015/4773 E ve 2015/9246 K. sayılı kararında; “Somut olayda; dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup miktar artırım dilekçesine karşı davalı tarafça ileri sürülen zamanaşımı savunmasının reddine karar verilmesi gerekirken zamanaşımı savunmasına itibar edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir”

Belirsiz alacak davası açıldığında; alacağın belirlenemeyen kısmı, yargılama sırasında belirlenir ise (örneğin bilirkişi raporu ile) bu durumda işçi alacağını belirlemek için bir dilekçe verir ve eksik harcı tamamlar. Alacağın belirlenmesi işlemine karşı yapılacak zamanaşımı savunması geçersiz olduğu açıkça kabul edilmiştir.

 

Av. Gülden Mehmed Altın

g.altin@ozgunlaw.com

 

Kaynakça:

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2018 tarihli ve 2015/25693 E., 2018/4193 K.

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’NİN 06.11.2013 tarihli VE  2013/10344 esas sayılı ve  2013/28364  k.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 18.05.2015 tarih ve 2015/4773 E ve 2015/9246 K.


Kaynak: Av. Gülden Mehmed Altın – İçerik, Ozgun Law firmasının özel izni ile yayınlanmıştır. 09.03.2020
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here