Ana sayfa Vergi Maden Ruhsatının İptali Halinde Arama Giderleri İle Devlet Katkısı Ödemeleri Ne Zaman...

    Maden Ruhsatının İptali Halinde Arama Giderleri İle Devlet Katkısı Ödemeleri Ne Zaman Gider Yazılabilir?

    1805
    0

    (GİB – ÖZELGE)

    Konu: Olumsuz sonuç alınan maden ruhsatının iptalinde arama giderleri ile Devlet katkısı ödemelerinin ne zaman gider yazılacağı

    İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketiniz ile ……………………… arasında düzenlenen rödövans sözleşmesine istinaden sahibi bulunduğunuz maden işletme ruhsatının sahada yapılan çalışmaların olumsuz sonuçlanması nedeniyle geri devredilmesi amacıyla 29.11.2013 tarihli yönetim kurulu kararı alındığı, ancak ruhsat devrinin yapıldığına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) teyidinin 2014 yılına sarktığı belirtilerek, şirketinizin söz konusu ruhsat kapsamında gerçekleştirdiği ve daha önce 271 Arama Giderleri hesabında aktifleştirilen harcama tutarlarının, ilgili ruhsatların devri ve iptali için yapılan başvuru tarihlerinin içinde bulunduğu hesap döneminin mi yoksa MİGEM tarafından ruhsat iptalinin teyit edildiği tarihin içinde bulunduğu hesap döneminin gideri olarak mı dikkate alınacağı ile maden mevzuatı kapsamında şirketinizce ödenen devlet haklarının ilgili olduğu hesap döneminde tahakkuk ettirilerek mi yoksa ödemenin yapıldığı hesap döneminde mi gider yazılacağı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

    5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Safi kurum kazancı” başlıklı 6’ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti” başlıklı 38’inci maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41’inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40’ıncı maddesinde de safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmıştır.

    Aynı Kanunun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (6) numaralı bendinde de işletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi resim ve harçların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir.

    Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar “dönemsellik” ve “tahakkuk esası” ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar veya mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir veya gider unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

    Diğer taraftan, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde,
    – Devlet hakkı: maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım,
    – Maden sicili, tüm madencilik faaliyetleri ile ilgili bilgilerin kaydedildiği yer,
    – Arama ruhsatı, belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen yetki belgesi,
    – İşletme ruhsatı, işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesi,
    – Maden sicili, Tüm madencilik faaliyetleri ile ilgili bilgilerin kaydedildiği yer
    olarak tanımlanmıştır.

    Aynı Kanunun “Hakların bölünmezliği, devir ve intikali” başlıklı 5’inci maddesinde;

    “Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatnamesi, buluculuk ve işletme ruhsatı haklarının hiç birisi hisselere bölünemez. Her biri bir bütün halinde muameleye tabi tutulur.

    Maden ruhsatları ve buluculuk hakkı, devredilebilir.

    Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile tamam olur.”,
    “Devlet Hakkı ve Özel İdare Payı” başlıklı 14’üncü maddesinde ise;
    “Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.

    Devlet hakkı;

    a) I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde ocak başı satış fiyatı boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılan fiyatı olup, bu madenlerden %4,
    b) II. Grup (b) bendi madenlerde %2, ancak bu madenlerin yurt içindeki kendi tesisinde işlenerek uç ürün haline getirilmesi durumunda %1,
    c) III. Grup ve V. Grup madenlerde %4,
    ç) IV. Grup madenlerde %2, ancak Altın, Gümüş ve Platin madenlerinde % 4,
    d) VI. Grup madenlerden %4,
    oranında alınır.

    Devlet hakkı ve özel idare payı, her yıl haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılır.”,

    “İşletme izninin devir edilemeyeceği” başlıklı 27’nci maddesinde; “İşletme izni devredilemez. İşletme ruhsatı bir bütün olarak ve yönetmelikte belirtilecek esaslar çerçevesinde devredilebilir.”,

    “Sicilin teşkili ve özellikleri” başlıklı 38’inci maddesinde; “Bütün maden hakları ve faaliyetleri ile ilgili teknik ve mali konuları havi maden sicili, yönetmelikte belirtildiği şekilde Genel Müdürlük tarafından tutulur.
    Maden haklarının devir, intikal, haciz, rehin ve ipotek veya sona erme durumları bu sicile işlenir.

    Madenler üzerine iktisap edilecek haklar tescil edilmedikçe hüküm ifade etmez.”
    hükümlerine yer verilmiştir.

    Bu hükümlere göre, şirketinizce maden arama ve işletme faaliyetlerine ilişkin olarak aktifleştirilen giderlerin, bu faaliyetlere ilişkin ruhsatların devir, terk veya iptaline ilişkin başvurunun ilgili Genel Müdürlükçe onaylandığı tarihi içeren; 3213 sayılı Maden Kanunu gereğince ödenmesi gereken devlet hakkının ise fiilen ödendiği hesap dönemine ait kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

    Kaynak: Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı
    12 Mart 2015 Tarih ve 38418978-125[8-14/1]-283

    Yasal Uyarı: Bu yazıdaki bilgiler sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen bilgilerden yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgilerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.

    BİR CEVAP BIRAK

    Please enter your comment!
    Please enter your name here