Ana sayfa Çalışma Hayatı İş Sözleşmesinin Feshedileceğinin İşçiye Önceden Tebliğ Edilmesi Halinde İş Akdine Son Verilebilir...

    İş Sözleşmesinin Feshedileceğinin İşçiye Önceden Tebliğ Edilmesi Halinde İş Akdine Son Verilebilir mi?

    807
    0

    KONU: Somut Olayda, İş Sözleşmesinin 25.11.2014 Tarihinde Feshedileceğinin Davacıya 24.10.2014 Tarihinde Tebliğ Edildiği Savunulmuş İse De; Davacıya Yapılan Yazılı Fesih Bildiriminin Tarih Kısmında Davacının İmzası Olmadığı İçin Tebliğ İşleminin, Evrakın Alt Kısmında Belirtilen Tarihte Yapıldığı İşveren Tarafından İspatlanamamıştır. Bu Haliyle Dava Süresinde Açılmış Olup Mahkemece İşin Esasına Girilip Taraf Delilleri Toplanarak İddia Ve Delillerin İncelenmesi Gerekirken Davanın Hak Düşürücü Sürede Açılmadığı Gerekçesiyle Reddi Hatalı Olup Bozmayı Gerektirmiştir.

    İLGİLİ KANUN MADDELERİ
    4857/md.21

    DAVA:
    Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
    Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında …, İş Mahkemesince verilen ….. tarihli ve … esas ve … karar sayılı red kararının davacı avukatınca temyizi üzerine Dairemizce ……… tarihli ve ……. esas ve …….. karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı vekili kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
    Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarihli ve 1987/ esas, 1988/8sayılı kararında belirtildiği üzere Yargıtay’ca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.

    Mahkemece verilen red kararı Dairemizce onanmış ise de, aynı şekilde işten çıkarılan işçiler ile ilgili yazılı fesih bildirimlerinde tebliğ tarihinin geriye dönük olduğu, tarih kısmında davacı imzası bulunmadığı ve Dairemizce incelenen emsal ……. esas ve …….. karar sayılı bozma ilamı dikkate alındığında Dairemiz kararının maddi hataya dayandığı anlaşılmaktadır.

    Anılan sebeplerle, Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.
    Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
    Davacı vekili; müvekkilinin işyerinde sendikalaşma faaliyeti yürüttüğünü ve sendikal faaliyet içerisinde olma ihtimali göz önünde tutularak işten çıkarıldığını feshin haksız olduğunu belirterek feshin geçersizliği ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

    DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
    Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bir aylık hak düşürücü sürenin fesih bildirimin yapıldığı tarih olduğunu, fesih bildirim yazısının aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

    MAHKEME KARARININ ÖZETİ:
    Mahkemece, kanuni bir aylık işe iade davası açma süresinin fesih bildirimin tebliği tarihinde başlayacağı, davanın bir aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ:
    Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    GEREKÇE:
    4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
    Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır.
    Somut olayda, iş sözleşmesinin 25.11.2014 tarihinde feshedileceğinin davacıya 24.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği savunulmuş ise de; davacıya yapılan yazılı fesih bildiriminin tarih kısmında davacının imzası olmadığı için tebliğ işleminin, evrakın alt kısmında belirtilen tarihte yapıldığı işveren tarafından ispatlanamamıştır. Bu haliyle dava süresinde açılmış olup mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak iddia ve delillerin incelenmesi gerekirken davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

    SONUÇ:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Kaynak: Yargıtay-22. Hukuk Dairesi-E. 2016/4244-K. 2016/7533-T. 10.03.2016

    Yasal Uyarı: Bu yazıdaki bilgiler sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen bilgilerden yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgilerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.

    BİR CEVAP BIRAK

    Please enter your comment!
    Please enter your name here