Ana sayfa Makale Ar-Ge Ve Teknopark Mevzuatı, Farklar Ve Benzerlikler

    Ar-Ge Ve Teknopark Mevzuatı, Farklar Ve Benzerlikler

    2919
    0

    1- Türkiye’de Ar-Ge, tasarım faaliyet ve merkezlerinin desteklenmesi, faaliyetlerin takibinde muhasebe, vergi, insan kaynakları sisteminin ve Ar-Ge kültürünün önemi
    Ar-Ge ve tasarım faaliyetleriyle ilgili olarak Türkiye’de faaliyette bulunan tam mükellef kişi ve kurumların yararlanabileceği TÜBİTAK, KOSGEB, San-Tez, AB fonları, yatırım teşvik belgesi edinimi ve diğer idarelerce verilmekte olan çeşitli teşvik ve destekler bulunmakla birlikte; esas olarak teknoparklar içinde gerçekleştirilen Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetleri için 4691 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı (kısaca Teknopark mevzuatı), teknopark dışındaki Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetleri için ise 5746 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı (kısaca Ar-Ge mevzuatı) uygulanmakta olan temel düzenlemelerdir. Bu mevzuatlar yaşayan bir düzenlemeler bütünü olup, özellikle 2016 yılı ve 2017 yıllarında bu faaliyetleri yürütenler lehine önemli düzenlemelere gidilmiştir.

    2- Ar-Ge ve tasarım faaliyetleri
    Temel olarak Ar-Ge faaliyeti tasarım faaliyetini kapsamakla birlikte, mevzuatta yapılan değişikliklerle tasarım faaliyeti ayrıca tanımlanmıştır ve tasarım merkezleri de kurulabilir hale gelmiştir. Ar-Ge faaliyeti yenilik getiren, yaratıcı faaliyetler olarak tanımlanırken; tasarım faaliyeti, sanayi alanında ve sanayi dışı belirli alanlarda katma değer ve rekabet avantajı yaratma potansiyelini haiz, ürün veya ürünlerin fonksiyonelliğini artırma, geliştirme, iyileştirme ve farklılaştırmaya yönelik yenilikçi faaliyetlerin tümü şeklinde tanımlanmaktadır.

    3- Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerini düzenleyen temel düzenlemeler: Ar-Ge ve teknopark mevzuatı, farklar ve benzerlikler
    Gerek 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu gerekse 4691 sayılı Teknopark Kanunu Ar-Ge, tasarım, yazılım ve yenilik faaliyetlerine yönelik çeşitli teşvik ve destekler tanımaktadır. 5746 sayılı Kanun; kurumlar vergisi Ar-Ge ve tasarım indirimi, Ar-Ge veya tasarım personeli için gelir vergisi stopaj teşviki ve sosyal güvenlik primi işveren hissesi desteği, damga vergisi ve gümrük vergisi istisnası tanırken; 4691 sayılı teknopark kanunu ise sadece bu bölgede gerçekleştirilecek Ar-Ge, tasarım ve yazılım faaliyetlerinden elde edilecek kazançlara uygulanmak üzere kurumlar vergisi kazanç istisnası, Ar-Ge veya tasarım personeli için gelir vergisi istisnası, sosyal güvenlik primi işveren hissesi desteği, gümrük vergisi ve sınırlı olarak uygulanan damga vergisi istisnası tanımaktadır.

    Kurumlar vergisi açısından her iki düzenleme arasındaki temel fark; teknopark mevzuatında kazanç teşviki (istisnası), Ar-Ge mevzuatında ise harcama teşviki üzerine inşa edilmiş olmasıdır. Diğer yandan, her iki kanunda ortak olan temel husus ise; destek ve teşviklerden yararlanılabilmesi için Ar-Ge, tasarım veya yazılım faaliyet ve projelerinin mutlaka Türkiye’de gerçekleştirilmesi gereğidir. Öyle ki, teknopark kanununa göre söz konusu faaliyetler Türkiye’de gerçekleştirilmekle birlikte kanun kapsamında desteklerden yararlanılabilmesi için mutlaka bölge içinde faaliyet gösterilmesi ve kazanç elde edilmesi gerekmektedir.

    4- Ar-Ge, tasarım merkez ve projeleri ile teknoparklarda Ar-Ge muhasebesi uygulamaları
    Gerek 5746 sayılı Kanun gerekse 4691 sayılı Kanuna tabi olarak faaliyet gösteren kişi ve kurumlar Ar-Ge, tasarım ve yazılım faaliyetleri ile ilgili işlemlerini her bir proje bazında ve diğer faaliyetlerinden ayrı olarak izlemeli ve ayrı şekilde muhasebeleştirmelidir.

    Her iki Kanun ve ilgili mevzuatı kapsamında gerçekleştirilen harcamalar, bu projelerin başarısız olarak sonuçlanmaları ya da tamamlanmalarına imkan kalmaması halleri hariç, doğrudan gider yazılmamalı, proje maliyetleri projelerin başarılı ya da başarısız olarak sonuçlandığı tarihe kadar aktifleştirilmek suretiyle muhasebeleştirilmelidir. Ar-Ge sürecinin, belirli bir süre boyunca devam etmesi beklenen ve başlangıç zamanı itibariyle gelecekte kesin olarak başarılı olup olmayacağı bilinemeyen bir süreç olduğu değerlendirildiğinde, bu faaliyetler neticesinde gerçekleştirilen harcamaların aktifleştirilmesinin daha doğru olduğu değerlendirilmektedir.

    Bu sebeple, bu harcamalar aktifleştirilmeli ve projenin başarılı olarak sonuçlanması halinde ortaya çıkacak olan gayrimaddi hakkın maliyet bedeli amortisman yoluyla giderleştirilmeli; projenin başarısız olması halinde ise aktif hesapta izlenen proje maliyeti tek seferde gider yazılmalıdır. Diğer yandan, her iki mevzuat kapsamında Ar-Ge, tasarım, yenilik ve yazılım faaliyeti dışında gerçekleştirilen diğer işlemler nedeniyle oluşan maliyetler Ar-Ge faaliyetlerinde ayrı olarak izlenmeli ve genel muhasebe ilkeleri dikkate alınarak muhasebeleştirilmelidir.

    5- Ar-Ge ve tasarım merkezleri arasındaki önemli fark
    Özellikle belirtelim ki, bir Ar-Ge merkezinde tasarım faaliyet ve projeleri yürütülebilirken, bir tasarım merkezinde Ar-Ge faaliyet ve projeleri yürütülememekte, yürütülse bile desteklerden yararlanılamamaktadır. Bu tespit halen hangi merkezi kuracağını düşünen kişi ve kurumlar açısından önemli olabilecektir. Bu noktada özellikle TÜBİTAK TEYDEB gözetiminde yürütülen projelerinin çoğunun Ar-Ge projesi olması nedeniyle tasarım merkezlerinde bu projelerin yürütülmesi halinde desteklerden yararlanma noktasında çeşitli sınırlamalar olabileceği kanaatindeyiz.

    6- Bir şirketin hem Ar-Ge veya tasarım merkezi hem de teknopark şubesi bulunması halinde destek ve teşvik uygulaması
    Çeşitli ortamlarda en çok karşılaştığımız sorulardan bir tanesi de, bir şirketin hem Ar-Ge veya tasarım merkezi hem de teknopark şubesinin bulunması halinde her iki kanun kapsamında desteklerden yararlanıp yararlanmayacağı veya bunun nasıl olacağıdır. Yapılan son değişikliklerle her iki mevzuatta da yerini bulan “proje bazlı” Ar-Ge, yazılım veya tasarım anlayışına da uygun biçimde, her iki kanun kapsamında proje faaliyeti, projelerde çalışacak personel ve bu faaliyetler sonucu oluşacak gelir, gider ve kazançlar ayrı ayrı izlenebilir olduğu sürece, bu konuda bir sınırlama bulunmamaktadır. Ancak bu noktada şu ince ayrıma da dikkat etmek gerekmektedir. Merkezlerde geliştirilen projelerin satışının teknoparklardan yapılması ve bu suretle % 100 kurumlar vergisi ve katma değer vergisi istisnasından yararlanılması halinde, hem kanunların getiriliş amacına aykırı hareket edilmiş olacak hem de olası bir vergi incelemesinde ciddi bir eleştiri riski alınmış olacaktır.

    7- Ar-Ge, tasarım ve yazılım faaliyetlerinin izlenmesi ve kurum içi Ar-Ge kültürü
    Ar-Ge maliyesi uygulamaları ile ilgili gerek kamu gerek özel sektör olmak üzere masanın her iki tarafında da bulunmuş bir profesyonel olarak özellikle gözlemlediğimiz ve bu faaliyetleri yürütenler açısından önem taşıdığını deneyimlediğimiz bazı hususlar bulunmaktadır. Buna göre, Ar-Ge veya tasarım merkezleri ya da TÜBİTAK vb. kurumlar destekli Ar-Ge projeleri yürüten, teknopark içinde ya da dışında veya kendi bünyesinde bu faaliyetleri yürüten şirketler açısından, yürütülen Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili 5746 ve 4691 sayılı mevzuat desteklerinden tam ve en doğru şekilde yararlanılabilmesi ve bu desteklerin hatalı uygulanması nedeniyle gelecekte oluşabilecek cezai müeyyidelere maruz kalmaması için, Ar-Ge uygulamalarına özel, iyi kurgulanmış ve birbiriyle entegre muhasebe, vergi ve insan kaynakları sisteminin önemi büyüktür.

    Ar-Ge süreci doğası gereği belli bir dönem boyunca sürdürülen ve başlangıçta ilgili projenin başarılı olup olmayacağı belli olmayan bir araştırma ve geliştirme faaliyetleri bütünüdür. Böyle bir süreçte şirketin insan kaynakları, finans, muhasebe, vergi ve Ar-Ge faaliyetlerini yürütecek teknik ekipleri büyük bir takım olarak çalışmalı, bu takım arasında Ar-Ge faaliyet ve harcamalarına ilişkin bilgi akışı tam ve zamanında olmalı ve kullanılan ERP veya muhasebe sistemi bunu destekleyecek ve sağlayacak şekilde oluşturulmalıdır.

    Bu noktada daha anlaşılır olmak açısından örnek vermek gerekirse, teknik personelin Ar-Ge faaliyetinde kullanılacak hammaddenin satın alınması ile ilgili talebi, gerek teknik ekip gerekse muhasebe-finans birimi tarafından takip edilmeli, satın alınan hammaddenin ne kadarının stokta kaldığı, ne kadarının Ar-Ge sürecinde ve ne kadarının ise genel işletme faaliyeti ile ilgili kullanıldığı takip edilmeli, oluşturulan sisteme bununla ilgili veri girişi yapılmalı, teknik ve mali ekipler bu ve benzeri konularla ilgili olarak sürekli iletişim içinde olmalıdır. Amaç bu kapsamda kurum kültürü oluşturmak ve sürecin sadece, çoğu zaman gözlemlediğimiz üzere, mali ekip tarafından değil, bu sürece dahil olan tüm kişi ve ekiplerce sahiplenilmesi olmalıdır. Böyle bir sistem ve uygulama benimsenirse, yukarıda örnek verdiğimiz hammaddenin ne kadarının Ar-Ge sürecinde kullanıldığı tam ve zamanında bilinebilir ve böylelikle bu harcama ile ilgili teşvik ve destek süreci de sağlıklı biçimde işleyebilir.

    Güneri GÖZÜAÇIK,
    Modern YMM, Denetim ve Danışmanlık
    Ortak, Yeminli Mali Müşavir
    İstanbul, 08.03.2017

    Yazarın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız

    BİR CEVAP BIRAK

    Please enter your comment!
    Please enter your name here