Ana sayfa YAZARLAR-YENİ Vergi Afları ve Çalışanların Vergi Yükü

Vergi Afları ve Çalışanların Vergi Yükü

138
0

Ertuğrul KILIÇ
SMMM, Bağımsız Denetçi Sorumlu Ortak
ertugrul.64@gmail.com


TBMM’de 2021 bütçe görüşmeleri yapılırken hangi toplumsal kesimlerden ne kadar vergi alınacağı ve bu vergi yükünü kimlerin karşılayacağı ortaya konulmaktadır. Aynı zamanda bütçede toplanan vergilerin hangi toplumsal kesimlere ne kadarının harcanacağını da belirlemektedir.

Devlet kamusal ihtiyaçlarını karşılamak üzere vergi alır. Vergi ödeyenler açısından bu bir yüktür. Vergi ödeyenler bu alınan vergilerin azaltılması ve/veya bu vergilerden kurtulmanın ve daha az ödemenin yollarını bulmak isterler.

Kamu maliyesinde siyasal iktidar bütçeleme yaparken toplanan vergilerin nerelere harcanacağını devlet bütçesi yaparken ortaya koyar. Ne kadarının yatırımlara gideceğini ne kadarının sosyal harcamalara ayrılacağını gösterir. Vatandaşlar için önemli bir belgedir bütçe.

Vergi sonuçta ödeyenin iktisadi gücünde yani gelirinde bir azalmaya neden olmaktadır. Diğer taraftan toplanan vergiler vatandaşlardan devlete aktarılan bir kaynağı da göstermektedir. Bunun ne kadarının şahıslardan tahsil edileceği ne kadarının işletmelerden alınacağını da gösterir. Dolaylı ve dolaysız vergilerin oranlarını da ortaya koymuş olur.

Ödenen vergilerle gelir arasındaki nispi ilişkiyi gösteren bir kavramdır vergi yükü. Vergi yükünü ifade eden gelir azalması kimleri ne kadar etkileyeceği açısından önemlidir. Toplumun değişik kesimleri tarafından toplanan vergiye karşı bir tepki oluşur.

Hükümetler bütçe yaparken bu vergi yükünün toplumsal kesimleri nasıl etkileyeceği ve hangi kesimin bütçe gelirlerine ne kadar katkı vereceklerini belirler.

Toplam vergi yükü ve bireysel vergi yükü olmak üzere iki şekilde ifade edilmektedir. Toplam vergi yükü ödenen vergilerin, milli gelire bölünmesi şeklinde ifade edilir. Bir yıl içerisinde toplanan vergilerin o yıl içerisinde elde edilen milli gelire oranı şeklindedir. Bireysel vergi yükü ise belirli bir dönemdeki ödedikleri vergilerin, o dönemdeki gelirlerine oranlaması sonucu bulunan vergi yüküdür.

Bir asgari ücretlinin 2019 yılında ödediği vergi 3.914,40 TL ‘dir (vergide artan oran dikkate alınmamış sabit  % 15 olduğu kabul edilmiştir-artan vergi oranı nedeniyle bu oran daha da artmaktadır). Asgari ücret geliri ise 30.696,00 TL ‘dir. Asgari ücretlinin Vergi yükü ise 3.914,40 /30.696,00 =0,13 ’dür. Yani 2019 yılı boyunca dolaylı vergiler (tüketimden dolayı ödenen vergiler hariç-KDV, ÖTV, ÖİV vb.) vergi yükü yüzde 13’ dür. Asgari ücretle çalışanın gelirinin yüzde 13 ‘ü devlete ödenmektedir.

Aynı şekilde kocaman şirketlerin vergi levhalarına baktığımızda ödenen bir vergiye rastlayamamaktayız. 2019 Bütçesindeki toplanan vergiler içerisinde kurumlar vergisinin payı, yüzde 10 civarında ( 207.849.896/820.148.186=0,10) gerçekleşmiştir. Şirketlerin vergi yükü 2019 yılında  %10 gerçekleşmiştir. Asgari ücretlinin %13, şirketlerin %10 vergi yükü.

Emeğiyle geçinenler vergiden kaçınma yolunu bulamazken, sermaye kesimi vergiden kaçınma yollarını kullanarak vergi yükünü daha da azaltabilmektedirler. Çeşitli muafiyetler, istisnalar, teşvikler ve esas olarak da vergi afları yoluyla vergi yükleri düşmektedir.

TBMM’den yeni bir 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun olarak kabul edildi. Birçok devlet alacağında kolaylıklar sağlayarak, vergisini zamanında ve kaynağında ödemiş olan emeğiyle çalışanların, vergi yükünde bir iyileştirme yapmaz iken, vergisini zamanında ödemeyen kesimlerin vergi borçlarında iyileştirmeler yapabilmektedir.

Kamu alacaklarındaki bu tip düzenlemeler, kamusal ihtiyaçların giderilmesinde Anayasada belirtilen herkesin gelirine göre kamu giderlerinekatılma uygulamasını, çalışanlar açısından vergi yükünü artırıcı etki yapacak şekilde düzenlemeler ortaya koyabilmektedirler.

Eksik gelirle yaşayan, bu ekonomik uygulamalarla gittikçe yoksullaşan çalışanların gelirlerinde vergi yükü bir azalmaya neden olmaktadır. Adil bir vergi yükü oluşmadan hukuki, ekonomik ve sosyal düzenin sağlanması gittikçe zorlaşmaktadır.


Kaynak: Ertuğrul KILIÇ, SMMM – Bağımsız Denetçi Sorumlu Ortak Özel İzni ile yayınlanmıştır. Yazının Tüm hakları ve sorumluluğu yazara aittir.
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Pandemi Sürecinde Çalışılmadan Geçen Sürelerin Kıdem Tazminatına Etkisi

İşletmelere Vergi Yapılandırılması Yerine, Karşılıksız Sermaye Konulmalı

Esnek Çalışma Kıdem Tazminatının Ölüm Fermanı

Kıdem Tazminatı – Tamamlayıcı Emeklilik Ve Çalışma Hayatına Etkileri-3

Kıdem Tazminatı – Tamamlayıcı Emeklilik Ve Çalışma Hayatına Etkileri-2

Kıdem Tazminatı – Tamamlayıcı Emeklilik Ve Çalışma Hayatına Etkileri

KOBİ’ler İçin Borçlandırma Yerine, Sermaye Katılım Ortaklığı Kurulmalı

İşletmelerin Binek Otomobil Maliyetlerinin Giderleştirilmesi Ve Amortisman Kâbusu Bitmiyor!

VUK 353/1‘de Yapılan Değişiklik Ve Elektronik Faturada Ceza Uygulaması.

Elektronik Fatura Yerine Kâğıt Fatura Kesilirse Ceza Uygulanabilir Mi?

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here