Ana sayfa YAZARLAR-YENİ Kambiyo senetlerinde iflas yoluyla takip 

Kambiyo senetlerinde iflas yoluyla takip 

42
0

Seril İzay Reis

GİRİŞ 

Kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği üzere çek, bono ve poliçe olarak üç tipi bulunmaktadır. Bu senetler niteliği itibariyle kıymetli evraktır. Çek nakit para yerine kullanılabilen bir ödeme aracıdır. Hesap sahibinin(keşideci) bir muhataba karşı düzenlendiği üstünde yazan tutarla sabit olarak, çek üstünde adı yazılı olan kişiye(lehtara) ödenmesini sağlayan bir kıymetli evraktır. Çek kayıtsız ve şartsız olarak belli bir borcun ödenmesi için verilir. Emre, hamiline ve nama olarak düzenlenebilir. Bono da ise, çekten farklı olarak muhatap yoktur keşideci ve lehtar arasındadır. Çekte olduğu gibi kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesi için verilir. Bonoyu düzenleyen kişi borçludur. Poliçe ise keşide eden kişi borçludur karşı taraf alacaklıdır. Üç taraflı bir ilişkiyi düzenler. 

Kambiyo senetlerinin tahsil edilmesi diğer senetlerden farklı olarak ayrı bir sürece ve özel hükümlere tabiidir. Eğer alacaklının hakkı kambiyo senedine dayanmıyor ise alacaklının genel takip yollarına başvurması gerekir.

Genel olarak kambiyo senetleri Türk Medeni Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanununda düzenlenmektedir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunumuzda ise kambiyo senetlerine özgü olarak bir takip yolu belirlenmiştir. Bu kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip İİK 171 ve devamında düzenlenmektedir, haciz yoluyla takip ise İİK 168 ve 170b maddelerinde düzenlenmektedir. 

Alacak eğer kambiyo senedine dayanıyorsa önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başvurma zorunluluğu yoktur. Kişi isterse önce kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurabileceği gibi isterse genel haciz yoluyla takibi de başvurabilir. Bunlara ek olarak eğer elinde rehin ile güvence altına alınmış bir alacak söz konusu ise rehnin paraya çevrilmesi yoluyla da alacağını tahsis edebilir. Dolayısıyla kişinin elinde kambiyo senedine dayalı bir alacak var ise senet alacaklısı için oldukça lehe bir takip yolu olduğundan söz edebiliriz.

Eğer alacaklı iflasa tabi olan bir kişiye karşı kambiyo senedine dayanarak takip başlatmak istiyorsa öncelikle haciz yoluyla mı takip başlatacak, yoksa iflas yoluyla mı takip başlatacak bunu seçmelidir. İİK 43 uyarınca;

 “İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hak kında haciz yolu ile de takipte bulunabilir. 

Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.”

Eğer borçlumuz iflasa tabi kişilerdense ve alacaklı taraf kambiyo senedine dayanarak iflas yoluyla takip başlatmak istiyorsa icra dairesine başvurmalı. Alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere seçtiği takip yolunu harç ödemeksizin değiştirebilir.

Kambiyo senedinin yetkili hamili, kambiyo senedinin alacaklısıdır. Kambiyo senedinin borçlu olan tarafı, kambiyo ilişkisine dayalı olarak alacaklıya karşı sorumludur. Ancak yetkili hamil tarafından borçluya ödeme emri yollanabilir. Eğer haciz yoluyla takip başlatmışsak; yetkili hamil dışında bir kişi ödeme emri yollanmışsa ya da yetkili hamil kambiyo senedinden sorumlu olmayan kişiye ödeme emri yollamışsa borçlu 5 gün içerisinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurabilir. İİK170/a-2 uyarınca “İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. “ Eğer kişi ödeme emrini aldıktan sonra 5 gün içerisinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurmazsa ödeme emrini iptal edemez. Aşağıda ise kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibin aşamaları ve ödeme emri anlatılacaktır. 

İFLAS

a. Genel Olarak

Borçlu eğer borcunu ödemezse hakkında öngörülen usuller çerçevesinde iflasına karar verilir. Mahkeme tarafından verilen bu karar ile birlikte iflas masasına dâhil olan tüm malvarlıklarının paraya çevrilmesi ile birlikte tüm alacaklılara alacaklarının ödenmesini sağlayan bir takip yoludur. Borçlunun hacze kabil olan bütün malvarlığı değerleri iflasın konusu olur. İcra takibinin aksine, alacaklılar borçluya karşı takip başlatmamış olsa bile iflastan yararlanabilirler. İflas masasına alacaklarını yazdırdıkları takdirde alacakları ödenir. Alacaklılar arasında öncelik hakkı bulunmaz, eşitlik hakkı söz konusudur. 

b. İflasa Tabi Olan Kişiler

Öncelikle icra takibinin aksine sadece tacirler ve tacirler hakkındaki hükümlere tabi olan kişiler iflasa tabiidir. TTK18/I uyarınca “tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir”.  Ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten gerçek kişi tacirler(TTK 11-12), Bazı Tüzel kişi tacirler; kolektif şirketler, komandit şirketler, kooperatif şirketler, anonim ve limited şirketler tacir sayılan kişilerdir (TTK124), Tacir olmamalarına rağmen tacirlere ilişkin hükümlere tabi olanlar ve tacir olmadıkları halde iflasa tabi olan kişiler; ticareti terk eden kişiler, miras ortaklıkları, konkordato sürecinde belli hallerin olması, şahıs şirketler ortakları iflasa tabi kişiler arasında yer alırlar. Ayrıca kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibe başlamadan önce borçlunun iflasa tabii olup olmadığının re’sen araştırılması gerekir  

Yargıtay’ın bu yöndeki kararı şu şekildedir:

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2009 tarihli, 2009/2982 E. – 2009/4714 K. sayılı kararı:

İİK.nun 43. maddesine göre iflas yoluyla takip Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkında hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında yapılır. Davalının iflasa tabi olup olmadığı araştırılmadan iflasına karar verilmesi isabetsizdir. 

Yargıtay’ın kararında görüldüğü gibi iflas yoluyla takip başlatılacaksa öncellikle kişinin iflasa tabi olup olmadığının re’sen araştırılması gerekir.

KAMBİYO SENETLERİNDE İFLAS YOLUYLA TAKİBİN AŞAMALARI

I. KAMBİYO SENEDİ VASFINA SAHİP OLMASI VE VADESİ GELMESİ

İlk olarak elimizde bir alacak olmalı ve bu alacağın kambiyo senedine dayanması gerekir.  

Türk Ticaret Kanunumuza göre kambiyo senetleri çek, bono ve poliçedir. 

Poliçe de bulunması gereken unsurlar TTK583’te sayılmıştır. Poliçe kayıtsız ve şartsız borç içermesi gerekir, ödeme yapacak kişinin adı ve soyadı, vade tarihi, kim ödeneceği, ödeme yeri, ödenecek kişinin adı ve soyadı, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasını içermelidir. 

Çekte bulunması gereken unsurlar TTK692’de sayılmıştır. Öncelikle çek kelimesi içermelidir, kayıtsız şartsız bir bedel söz konusu olmalı, muhatabın adı ve soyadı, keşide günü, yeri ve keşidecinin imzası mevcut olmalıdır. 

Bonoda ise bono ifadesinin geçmesi gerekir ve yine aynı şekilde kayıtsız, şartsız bedel içermelidir. Kime, kimin emrine ödeniyorsa onun ad ve soyadı, tarih, imza içermelidir. Vade gösterilmesinin zorunluluğu yoktur.  

İİK167/I uyarınca sadece kambiyo senetleri için bu takip yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Kambiyo senedi vasfına sahip olmayan bir evrakla bu takip yoluna başvurulamaz. Kambiyo senedi vasfına sahip olup olmadığını icra müdürü re’sen inceler. 

Eğer senet, kambiyo senedi vasfına sahipse, icra müdürü vade tarihinin gelip gelmediğini re’sen incelemedir. Kambiyo senedinin vadesi gelmiş olmalıdır. Eğer senedin vadesi gelmiş ise haciz yoluyla takip için 168/I, iflas yoluyla takip için ise 171/I uyarınca borçluya bir ödeme emri gönderilir. Takip konusu alacağın muaccel olup olmadığını icra müdürü re’sen incelemekle yükümlüdür. İcra müdürünün yapacağı bu inceleme şekli bir incelemedir, maddi anlamda bir inceleme yapması mümkün değildir. 

İcra memuru şekli incelemeleri yaptıktan sonra kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibi başlatmak için borçluya İİK171 e uygun bir şekilde ödeme emri gönderir; 

1. Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar, 

2. Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 

3. Kambiyo senedine ve borca dair her türlü itiraz ve şikayetlerini sebepleriyle birlikte di- ğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icra dairesine bildirmesi ihtarı, 

4. Beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde, alacaklının tica- ret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı. 

ödeme emrine yazılması gerekir.

II. SENEDİN ASLI İBRAZ EDİLMELİ

Alacaklı kambiyo senedine özgü takip yolunu kullanacak ise senedin aslını ibraz etmesi gerekir. Eğer borçlu sayısı birden fazla ise borçlu sayısı kadar kambiyo senedinin onaylı örneğinin takip talebine eklenmesi gerekir. 167/II uyarınca alacaklı “iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur. “ 

III. ÖNCE REHNE BAŞVURMA ZORUNLULUĞU YOKTUR

İİK45 uyarınca eğer rehinli bir alacağımız söz konusu ise ilk önce rehne başvurma zorunluluğu söz konusudur. Fakat kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ise ilk önce rehne başvurma zorunluluğu yoktur. İİK 167 uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurulmadan kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurulabilir. Alacaklının takip yollarından hangisini seçtiğini belirtmesi gerekir eğer borçlu iflasa tabi kişilerden ise ister kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ister iflas yoluyla takip yapabilir.

IV. YETKİLİ İCRA DAİRESİNEDE TAKİP YAPILMALI

Takibin yetkili icra dairesine yapılması gerekir. HMK10, İİK50/I ve BK89/I-B.1 açıkça kambiyo senetlerine özgü takip yollarında genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir. 

Çeklerde ise yetkili icra dairesi ise muhatap olan bankanın yerleşim yeri, çekin keşide edildiği yer ve borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir. 

Bono da ise borçlu kim ise onun yerleşim yeri, bonoda yazılan ödeme yeri, bonoda yazılan yer olabilir eğer bonoda böyle bir kayıt bulunmazsa ise bononun düzenlendiği icra dairesi takip yapmaya yetkilidir.

İİK154/I uyarınca, “İflas yoluyla takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir.” Kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte de bu madde geçerlidir. Ayrıca kambiyo senetlerinde yetki şartı konulmuşsa dahi kanunen yetkili olan dairelerin yetkisini bertaraf edilemez.

İFLAS YOLUYLA TAKİBE KARŞI ÖDEME EMRİNE ŞİKÂYET VE İTİRAZ USULÜ

İİK 172 uyarınca, Borçlu olan tarafın ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde ödeme emrine itiraz etme veya şikâyet yoluna başvurma hakkı vardır. Dolayısıyla ödeme emrine itiraz etmek veya şikâyet yoluna başvurmak isteyen borçlu 5 gün içerisinde icra dairesine başvurabilir. Borçlu itiraz veya şikâyet sebeplerini ile karşı tarafa tebliğ edilecek bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmek mecburiyetindedir. Bu dilekçenin bir örneği alacaklı tarafa tebliğ olunur. 

Öyle ki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 02.12.2008 tarihli, 2008/18738 E. – 2008/21512 K. sayılı kararında: 

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine takibe itiraz ettiği anlaşılmıştır. 

Takibin şekli itibariyle İİK’nun 172.maddesi uyarınca her türlü ödeme emrine itiraz ve şikâyetin sebepleri ile birlikte icra dairesine yapılması gerekir.

Borçlu süresi içerisinde takibin şekline göre şikâyetini icra dairesine bildirmiş, icra müdürlüğünce bu şikâyetin icra mahkemesine yapılacağından bahisle 20.08.2007 tarihinde ret kararı verilmiştir. Borçlu talebinin reddi üzerine yasal yedi günlük süre içinde icra müdürünün bu kararını şikâyet konusu yapabilir. Ancak somut olayımızda icra müdürü işlemini şikâyet konusu yapmayıp, şikâyetini direk olarak icra mahkemesine yaptığından bu şikâyet usulsüzdür. Mahkemece bu gerekçe ile istemin reddine karar vermek gerekirken icra mahkemesine beş günlük süre içerisinde şikâyet olmadığından bahisle ret kararı doğru değildir. Sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.

Borçlu tarafından süresinde itiraz veya şikâyet yoluna başvurulursa genel hükümlere dayalı olarak inceleme yapılır. Eğer borçlu haklı bulunursa iflas reddedilir. Ancak alacaklıyı haklı bulunursa İİK158 çerçevesinde iflas prosedürü işletilmeye devam edilir. 

Aynı zamanda alacaklı taraf ise bu şikâyete karşı koyabilir. İİK174 açıkça “Alacaklı, borçlunun itiraz ve şikâyetinin kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini ticaret mahkemesinden isteyebilir “der. Dava açılması için süre bir yıldır.

Ödeme Emrine İtiraz Edilmezse

Eğer bu 5 günlük süre zarfında borçlu tarafında şikâyet yoluna başvurulmaz ve itiraz edilmez veya borç ödenmez ise alacaklı ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını İİK173 uyarınca isteyebilir. İflas kesinleşince İİK166/2 prosedürü başlatılır. Basit yargılama usulü ile inceleme yapılır, inceleme sırasında borcun ödenmediği, itiraz ve şikâyette bulunulmadığı tespit edilirse yedi gün içerisinde faiz ve icra masrafları ile birlikte depo emri tebliğ edilir. Eğer borçlu depo emrini yerine getirmezse borçlu hakkında iflasa karar verilir.

Borçlu ödeme süresi geçtikten sonra borcunu ödediğini iddia ederse ve bununla birlikte borcu ödediğini resmi bir belge ile ibraz edebilirse iflas düşer. 

Seril İzay Reis

Kaynakça:

1. Prof. Dr. Mehmet Helvacı – Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yolları 

2. Prof. Dr. Baki Kuru – İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, Ekim 2018 

3. Pekcanıtez H. / Atalay O. / Sungurtekin Özkan M./ Özekes M. “İcra İflas Hukuku Ders

Kitabı”, İstanbul 2019: Vedat Kitapçılık

4. Kuru, B. / Arslan, R. / Yılmaz, E. “İcra ve İflas Hukuku”, Ankara 2014: Yetkin Yayınları

5. Deynekli, A.,Türk Hukukunda Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu ile Takip, 2005


Kaynak: : Seril İzay Reis – İçerik, Özgun Law firmasının özel izni ile yayınlanmıştır. Yazıya ilişkin tüm hak ve sorumluluk yazara aittir.
Yasal Uyarı: Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.


BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here