Ana sayfa Çalışma Hayatı Görev Yeri Değişikliği İşçinin İş Akdini Feshedebilmesi İçin Geçerli Bir Sebep midir?

    Görev Yeri Değişikliği İşçinin İş Akdini Feshedebilmesi İçin Geçerli Bir Sebep midir?

    2433
    0

    İLGİLİ KANUN MADDELERİ: 1475/md.14 – 4857/md.24,26

    KONU: Görev yeri değişikliğinin iş şartlarında esaslı değişiklik olup olmadığı araştırılmadığı gibi davacı tanığı beyanına göre davacıya baskı aracı ve cezalandırma aracı olarak kullanılmıştır. Böyle bir davranış temadi ettiğinden iş şartlarındaki bu değişiklik ve baskı işçiye haklı fesih hakkı verecektir. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile kıdem tazminatının reddi hatalıdır. 

    Davacı, kıdem tazminatı ile manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi.

    A) DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
    Davacı vekili, davacının davalı üniversitenin asıl işverenliğinde tıp fakültesi iş yerinde 01.04.2010-23.10.2013 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesini kendisine hakaret edilmesi ve mobbing uygulanması nedeni ile haklı nedenle fesih ettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir.

    B) DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
    Davalı vekili, davalı üniversitenin güvenlik hizmetini ihale yolu ile ve hizmet alımı sureti ile karşıladığı için kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

    C) YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ:
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı üniversiteye ait tıp fakültesi iş yerinde güvenlik görevlisi olarak taşeron şirketlerin işverenliğinde hizmet akdi ile çalıştığı, davacı tarafından fesih sebebi yapıldığı iddia edilen söz ve davranışları kimin ne zaman ve ne şekilde gerçekleştirdiği konusunda hiç bir açıklık olmadığı gibi bir an için tanığın ifade ettiği tartışmanın ve sözlerin kastedildiği düşünülse bile akdin haklı nedenle fesih edildiğini söylemenin mümkün olmadığı, hem gerçekleşen olayın fesih tarihinden 1 ay önce yaşanmış olması nedeni ile haklı fesih süresinin geçtiği, hem de esasen güvenlik amirince sarf edilen sözlerin başlı başına davacıya haklı fesih imkanı verebilecek sözler olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

    D) TEMYİZ:
    Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    E) GEREKÇE:
    1-
    Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II.b ve f maddeleri uyarınca “işçinin işyerinde şeref ve namusuna dokunulacak sözler söylenmesi veya iş şartlarının ağırlaştırılması işçiye haklı fesih hakkı verir. İşçi temadi etmediği sürece bu fesih hakkını, aynı kanunun 26. Maddesi uyarınca 6 iş günlük süre içinde kullanmalıdır.

    Dosya içeriğine göre davacı, amiri konumundaki kişinin hakaret etmesi ve baskı uygulaması nedeni ile iş sözleşmesini feshettiğini iddia etmiştir. Dinlenen davacı tanığı, davacının amiri konumunda olan kişinin davacının işten çıkması için küfür, hakaret, yer değişikliği gibi elinden geleni yaptığını, işten ayrılmadan bir ay önce davacı ile bu kişinin tartışmasına tanık olduğunu, amirin “bir çöplükte iki horoz fazla, senin işten çıkartılman için elinden geleni yapacağım” dediğini, davacının da “elinden geleni ardına koyma” dediğini, güvenlik müdürünün bundan haberi olduğunu beyan etmiş, davalı tanıkları ise davacının gezi olayları nedeni ile panoya asılan bir yazı konusunda güvenlik amirini uyardığını, ancak amirin ilgilenmediğini, fesihten birkaç gün önce ise davacının görev yerinin değiştirildiğini, davacının hemşirelerle sorun yaşaması nedeni ile görev yerinin değiştirildiğini ve sonra gelmediğini belirtmişlerdir.

    Somut uyuşmazlıkta davacıya amirinin hakaret olayını davacı tanığı doğrulamıştır. Bir an için bu olaydan sonra davacının hak düşürücü süre içinde fesih hakkını kullanmadığı kabul edilse bile davacının görev yerinin değiştirildiği tanıklarca beyan edilmiştir. Görev yeri değişikliğinin iş şartlarında esaslı değişiklik olup olmadığı araştırılmadığı gibi davacı tanığı beyanına göre davacıya baskı aracı ve cezalandırma aracı olarak kullanılmıştır. Böyle bir davranış temadi ettiğinden iş şartlarındaki bu değişiklik ve baskı işçiye haklı fesih hakkı verecektir. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile kıdem tazminatının reddi hatalıdır.

    F) SONUÇ:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Kaynak: Yargıtay- 9. Hukuk Dairesi- E. 2014/35990- K. 2016/6913-T. 23.03.2016

    Yasal Uyarı: Bu yazıdaki bilgiler sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen bilgilerden yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgilerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.

    BİR CEVAP BIRAK

    Please enter your comment!
    Please enter your name here